Türkiye’de son 10 yılda meydana gelen ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarından yüzde 15’inin cumartesi, yüzde 14,8’inin cuma, yüzde 14,5’inin de pazar günleri gerçekleştiği bildirildi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme, İçişleri ve Milli Eğitim bakanlıklarından temsilcilerin katılımıyla 12-13 Eylül’de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde yapılan Trafik Güvenliği ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Çalıştayı’nda, trafikteki son durumun ve kazaların analizi yapıldı.

Buna göre, trafik kazalarında her gün ortalama 20 kişi ölüyor. Sadece geçen yıl 7 bin 300 kişi kazalarda hayata gözlerini yumdu. Buna karşın, 1 milyon araca düşen ölüm sayısı 2002’de 449 iken, 2016’da 166 düzeyine geriledi. 1 milyon nüfusa düşen ölüm sayısı ise 60’tan 44’e geriledi.

Türkiye’de, trafik kazaları nedeniyle ortaya çıkan sosyoekonomik zarar, geçen yıl 38,9 milyar lira olarak hesaplandı. Ülkede, 2002’de yüzde 1,4 olan alkollü araç kullanım oranı, 2016’da yüzde 1’e düşürüldü.

Kazalar öğleden sonra artıyor

Türkiye’de ölümlü ve yaralamalı trafik kazalarının hafta sonunda artış göstermesi de dikkati çekti. Analize göre 2007-2016 yıllarını kapsayan 10 yıllık dönemde meydana gelen kazalardan yüzde 15’i cumartesi günleri gerçekleşti. En fazla kazanın olduğu günler sıralamasında cumartesiyi yüzde 14,8 oranıyla cuma, yüzde 14,5’le de pazar günü izledi. Kazaların en az olduğu günler ise salı, çarşamba ve perşembe oldu.

Türkiye’de ölümlü ve yaralamalı kazaların daha çok 14.00-20.00 saatlerinde meydana geldiği belirlendi. En az kaza ise 04.00 ile 05.59 saatleri arasında oldu.

Açık havada daha çok kaza oldu

Kazaların yüzde 89,1’i açık, yüzde 7,7’si ise yağmurlu havada gerçekleşti.

Bir başka dikkat çekici sonuç yaz aylarında kazaların artışı oldu. Analize göre kazalar en fazla temmuz, ağustos ve eylül aylarında meydana geldi. Ölümlü kazaların yüzde 74,1’i yerleşim yerlerinde, yüzde 25,9’u ise yerleşim yeri dışında yaşandı.

Türkiye’de son 10 yılda meydana gelen ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarından yüzde 15’inin cumartesi, yüzde 14,8’inin cuma, yüzde 14,5’inin de pazar günleri gerçekleştiği bildirildi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme, İçişleri ve Milli Eğitim bakanlıklarından temsilcilerin katılımıyla 12-13 Eylül’de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde yapılan Trafik Güvenliği ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Çalıştayı’nda, trafikteki son durumun ve kazaların analizi yapıldı.

Buna göre, trafik kazalarında her gün ortalama 20 kişi ölüyor. Sadece geçen yıl 7 bin 300 kişi kazalarda hayata gözlerini yumdu. Buna karşın, 1 milyon araca düşen ölüm sayısı 2002’de 449 iken, 2016’da 166 düzeyine geriledi. 1 milyon nüfusa düşen ölüm sayısı ise 60’tan 44’e geriledi.

Türkiye’de, trafik kazaları nedeniyle ortaya çıkan sosyoekonomik zarar, geçen yıl 38,9 milyar lira olarak hesaplandı. Ülkede, 2002’de yüzde 1,4 olan alkollü araç kullanım oranı, 2016’da yüzde 1’e düşürüldü.

Kazalar öğleden sonra artıyor

Türkiye’de ölümlü ve yaralamalı trafik kazalarının hafta sonunda artış göstermesi de dikkati çekti. Analize göre 2007-2016 yıllarını kapsayan 10 yıllık dönemde meydana gelen kazalardan yüzde 15’i cumartesi günleri gerçekleşti. En fazla kazanın olduğu günler sıralamasında cumartesiyi yüzde 14,8 oranıyla cuma, yüzde 14,5’le de pazar günü izledi. Kazaların en az olduğu günler ise salı, çarşamba ve perşembe oldu.

Türkiye’de ölümlü ve yaralamalı kazaların daha çok 14.00-20.00 saatlerinde meydana geldiği belirlendi. En az kaza ise 04.00 ile 05.59 saatleri arasında oldu.

Açık havada daha çok kaza oldu

Kazaların yüzde 89,1’i açık, yüzde 7,7’si ise yağmurlu havada gerçekleşti.

Bir başka dikkat çekici sonuç yaz aylarında kazaların artışı oldu. Analize göre kazalar en fazla temmuz, ağustos ve eylül aylarında meydana geldi. Ölümlü kazaların yüzde 74,1’i yerleşim yerlerinde, yüzde 25,9’u ise yerleşim yeri dışında yaşandı.

Üniversite bünyesindeki Ar-Ge Topluluğu öğrencileri, elektrikle çalışan ve tasarımı tamamen yerli araç tasarladı.

Uzunluğu 4 metre olan araç, 6 kilowattlık batarya ile saatte 110  kilometre hıza ulaşabiliyor.

“Diriliş 1251” ismi verilen aracın, motor, motor sürücü, batarya yönetim sistemi, yerleşik şarj birimi, batarya paketlemesi, telemetre, araç  kontrol sistemi ve mekanik aksamı tamamen yerli.

KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Öztürk,  yaptığı yazılı açıklamada, aracın öğrencilerin tasarımı olduğuna dikkati çekti.

Üniversite olarak yerli Otomobil konusunda Konya’ya destek vermeye devam ettiklerini ifade eden Öztürk, şunları kaydetti:

“Bu tarihi sorumluluğa Konya ev sahipliği yapmaya hazır. Kendi yerli otomobilimizi üretmemizin Türkiye için önemi üzerinde daha çok durmayı ve daha  fazla çalışarak üniversite sanayi iş birliğiyle bu sorumluluğun üstesinden  gelmeyi hedefliyoruz. Öğrenci kardeşlerimizi çalışmalarından dolayı tebrik  ediyorum. Diriliş 1251 adlı aracımızı daha da geliştireceklerine dair inancımı  kalbimde taşıyorum.”

CARMEDYA.COM – Otomotiv dünyası yıllardır hız kesmeden geleceğin dünyasına şekil vermek için baş döndüren bir hızla çalışmaya devam ediyor. Bugün birçok teknolojik gelişimin temelinde hiç kuşkusuz otomotiv mühendislerinin, teknoloji ve enerji sektörleriyle yakın işbirliği içinde çalışmaları yatıyor.

Dünyaca ünlü markalar yarının dünyasına hazırlanmaya çalışırken, Daimler AG ise sadece otomotiv değil, geleceğin dünyasını tepeden tırnağa yeniden şekillendirecek farklı bir perspektif çiziyor.

Birkaç yıl önce Almanya”nın Berlin kentinde dünyanın çeşitli bölgelerinden az sayıda seçkin basın mensubuyla birlikte katılma imkanı bulduğum geleceğin mobilite vizyonu konulu toplantıda marka mühendislerinin hayal ettiği bambaşka bir gelecekle tanışmıştım. Daimler AG tarafından smart markası üzerine inşa edilen bu yeni dünya yaklaşımı o günlerde ortaya olması hedeflenen bir hayali koyuyordu. Şimdi ise Almanya”nın Stuttgart kentinde bu hayalin önemli bir adımına tanıklık etmek gerçekten heyecan vericiydi.

Geleceğin dünyası marka tarafından giderek kalabalıklaşan dünyada daha fazla paylaşım ve mobilite ile yenilenebilir enerji kaynakları üzerine bir hayal olarak inşa ediliyordu. Bu sayede akıllı, sürücüsüz araçlar, tamamen elektrik enerjisiyle yol alabiliyor ve tüm araçlar birbirleriyle etkileşim içerisinde olabiliyordu. Araç paylaşımı vizyonunu ilk adımını ise hiç kuşkusuz bugün Avrupa”nın çeşitli ülkelerinde faaliyet gösteren Car2Go oluşturuyor. İhtiyaç duyduğunuz aracı size en yakın noktadan üyelik kartınızla birlikte alabiliyor ve istediğiniz noktaya bırakabiliyorsunuz.

Ancak bu ilk adımın yeterli olmayacağını düşünen mühendislerin tamamen sürücüsüz yani otonom sürüş sistemine sahip araçlardan oluşan bir paylaşım sistemi hayali bugün smart vision EQ fortwo  konseptiyle gerçeğe dönüyor.

Kalabalık şehir hayatında trafik, park yeri bulma vb konularla hiç ilgilenmeden ve nerede olursanız olun belirlediğiniz saatte aracınızın ayağınıza geleceği bir dünya sizce nasıl olurdu? İşte smart vision EQ fortwo bu perspektifle hareket ederek geliştirilen ve belki de yarının dünyası için en gerçekçi yaklaşımı sergileyen bir konsept olarak karşımıza çıkıyor.

Tasarımcılar tarafından smart fortwo modeli baz alınarak geliştirilen konsept, şehir hayatı için olabilecek en küçük ölçülere, ancak iki yolcunun rahat edebileceği kadar geniş bir iç mekana sahip olmasıyla dikkat çekiyor.

CASE Stratejisi

Stuttgart”ta Daimler AG”nin merkezinde gerçekleştirilen ilk gösterimde aracı tanıtan smart CEO”su Anette Winkler; Mercedes-Benz”in geleceğin mobilite vizyonuna yönelik geliştirdiği CASE stratejisine smart vision EQ fortwo ile bir yüz kazandırdıklarını belirtti. CASE stratejisi Connected (Bağlantı), Autonomous (Otonom – sürücüsüz yolculuk), Shared & Service (Paylaşım ve Hizmet) ile Electric (Elektrikli araç) ana başlıklarını bünyesinde barındırıyor.

Shared (Paylaşım)

Yeni konsept ile araç paylaşımının önemi yeniden vurgulanıyor. Şehirlerin artan nüfusu ve artış hızı dikkate alındığında yakın bir gelecekte yeni bir perspektif ortaya konamazsa, boş bir yol veya park alanı bulabilmek neredeyde imkansız hale gelecek. Bu nedenle gelecekte araç sahibi olmak yerine araç kiralamak ve kiralanan araçları başkalarıyla paylaşmak kaçnılmaz hale gelecek.  Yukarıda da bahsettiğim gibi bugün Car2Go hizmeti verileri incelendiğinde dünyada her 1.4 saniyede bir aracın kiralandığı sonucu ortaya çıkıyor ki, bu da araç paylaşımı vizyonunun başarısını ortaya koyuyor. Üstelik dünyada bu hizmeti sadece 2.6 milyon müşteri kullanıyor. 2025 yılında ise bu rakamın 36.7 milyona ulaşacağı öngörülüyor.

Autonomous (Otonom Sürüş)

smart vision EQ fortwo, otonom sürüş sistemine sahip bir aracın aynı zamanda ne kadar yalın ve ekonomik olabileceğine de vurgu yapıyor. Şehir içi mobilite vizyonu ile geliştirilen ve kişiselleştirilebilen konsept araç, yukarıda da bahsettiğim gibi tamamen sürücüsüz yol alabilme yeteneğine sahip ve araçta herhangi bir pedal veya direksiyon bulunmuyor. Araç, telefon uygulamasıyla önceden belirttiğiniz konumdan sizi belirttiğiniz saatte alıyor ve yine belirttiğiniz güzergahı takip ederek, ulaşmak istediğiniz noktaya bırakıyor.

Aracın size geldiğini ise 44 inçlik siyah panel şeklindeki ön ızgarada kendi profil fotoğrafınız ve Merhaba ile başlayarak adınızı eklediği yazıdan anlıyorsunuz. Bu panel aynı zamanda ok işaretleriyle aracın döneceği yönü gösterebiliyor, hareket halindeyken On My Way (Yolumdayım) veya yolcuyu bırakıp ayrılırken Bye (Hoşçakal) gibi yazılarla hoş bir sürpriz de yapabiliyor. Bu arada sizinle aynı rotaya sahip bir başkası sistemden size aracı paylaşmak için teklifte bulunuyor ve siz onaylarsanız aynı rotada ikinci yolcu olarak araca biniyor ve bu sayede ödenecek ücreti de paylaşıyor.

Araç kendisine ait park yerinden çıktıktan sonra sizi alıp, bırakınca da kendisini yine bir başka otoparka götürüyor. Bu sayede park yeri aramakla geçecek değerli zamanı da kazanmış oluyorsunuz.

Connected (Bağlantı)

Konsept araç, bütün mobil cihazlarla uyumlu. Bu arada ön panelde farklı temalar da seçilebiliyor ve LED aydınlatma ile ön bölüme yansıtılabiliyor. Kişisel tarzlara uyum sağlayan araç, insan ve otomobil etkileşimini de bir adım ileriye taşıyor. Aracın stop lambaları ise trafik ışıklarının renginde yanarak, arkadakilere de bilgi ve uyarı verebiliyor. Ön panelde ise yaya ve diğer araçlara çeşitli bilgiler de sağlanabiliyor. Küre şeklinde tasarlanan yolcu kabinin dışa doğru bombeli kapıları, arkaya doğru yuvarlanarak açılıyor ve bu kapıların üzerinde kaplı filmle yerel haberler, etkinlikler, hava durumu ve saat gibi birçok bilgi dışa yansıtılabiliyor. İkinci yolcu binince aracın ön panelinde iki yolcunun da profil fotoğrafı yer alıyor.

Electric (Elektrikli Araç Teknolojisi)

CASE stratejisinin son ayağını oluşturan elektrik enerjisi, smart vision EQ fortwo konseptinin de güç kaynağı. Şarj edilebilir 30 kWh kapasiteli lityum iyon pil tamamen doluken araç 250 km. yol alabiliyor. Araç kullanım dışındayken, en yakın şarj istasyonuna giderek pili şarj ediyor. Mühendisler, yakın bir gelecekte araçların hareket halindeyken de şarjı azalan araçların yararlanabilmesi için fazla enerjiyi aktarabilecekleri ve enerji paylaşımı yapabilecekleri sistemler üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor.

Tasarım ve boyutlar

Konsept araç, 2699 mm. uzunluğa, 1720 mm. genişliğe ve 1535 mm. yüksekliğe sahip. Özel tasarımlı yekpare koltuk iki yolcunun konforu için düşünülmüş. Aracın yolcu kabini dışa bombeli kapılarla birlikte bir küreyi andırıyor. Kapıların bu özel tasarımı, yaya ve bisiklet sürücülerini çarpmaya karşı koruyor. Siyah panel ızgara ve LED göstergeler ile kolay değiştirilebilir stop lambaları ve farlar aracın dış tasarımının en belirgin detayları. Kapılar üzerlerindeki özel film tabakası sayesinde dışarıya ve içeriye farklı görüntüler verebiliyor. Bu sayede yolcular dışarıdaki trafiğin görüntüsü yerine istedikleri görüntülerin eşliğinde yolculuğun keyfini çıkartıyor.

Aracın içerisinde ise önde 24 inçlik bir panel yer alıyor. Bu dijital panel sayesinde mobil cihazları yansıtabiliyor, internete bağlanabiliyor ve sosyal medya hesaplarınıza bakabiliyorsunuz. Bu sayede yolculuk daha da keyifli bir hale geliyor. Koltukların yanlarında dezenfektan bulunuyor. Bu sayede başkalarının da kullandığı araçta hijyene verilen önemi de görebiliyoruz. Ön panelin dış kenarlarında ise 4 inç boyutnda iki küçük gösterge yer alıyor ve bu bölümde Hoşgeldiniz vb. yazıları görebiliyorsunuz.

Tamamen el yapımı ve yükske kaliteli deri malzeme ile kaplanan beyaz koltuklar, sade bir tasarıma sahip ve iç mekan beyaz ağırlıklı rengiyle de freahlık hissi veriyor. Koltuğun orta bölümünde kol dayama gizlendiği yerden çıkartılabiliyor.  Küçük eşyalar ise zeminde ve koltuğun altında sabitlenebiliyor.

2017 Frankfurt Otomobil Fuarı”ndan önce ilk gösterimi yapılan aracın dünya lansmanı ise fuarda gerçekleşiyor.

Yazı: Önder Canözer Fotoğraflar: Daimler

Mekan: Stuttgart – Almanya

Şirketten yapılan açıklamaya göre, sürücülere güvenli sürüş, düşük yakıt tüketimi ve üstün yol tutuşu özellikleri sunan Michelin, fırsatlarına devam ediyor. Michelin yeni kampanyasıyla, 15 Eylül-15 Aralık 2017’de 4 ve üzeri yaz, kış, 4×4, binek veya hafif ticari lastiği alan müşterilerine lastik servis ve araç bakım hizmeti sağlıyor.

Michelin, yeni kampanyası ile müşterilerine lastik servis ve araç bakım hizmet fırsatı sunuyor. 15 Eylül – 15 Aralık 2017’de yetkili Michelin bayilerinden Michelin yaz ve/veya kış, 4×4, binek veya hafif ticari araç lastiği satın alan müşterilerine 160 TL’ye varan lastik servis ve araç bakım hizmeti sağlıyor. Kampanya kapsamında lastik ebadı 17 inç altı araçlar için 80 TL+KDV tutarında, 17 inç ve üstü araçlar için ise 160 TL+KDV tutarında servis hizmeti verilecek.

Kampanyadan yararlanmak isteyen müşterilerin lastiklerini aldıktan sonra “MICHELIN” boşluk “Ad Soyad” yazıp 3161’e mesaj atmaları ve SMS ile gelen kampanya katılım kodunu lastikleri satın aldıkları Michelin bayisi ile paylaşmaları gerekiyor. Müşteriler, bu işlemlerden sonra anında yağ ve filtre değişimi, fren sistemi kontrolü, bakımı, silecek değişimi, akü değişimi, ön takım onarımı, klima gazı dolumu, ilave lastik garantisi gibi araç bakım ve rot, balans, nitrojen basma gibi tüm lastik servis hizmetlerinden yararlanma fırsatı yakalayacak.

Otorehberi

Söz konusu fotoğrafları paylaşan şirketin Macar ekibi oldu. Böylece biz de aracı detaylıca görmüş olduk.

XC40 daha önce tanıtılan Volvo 40.1 konseptiyle büyük benzerlik taşıyor. En dikkat çekici fark, 40.1 konseptinde kapı kolları gizliyken, XC40’ta ayan beyan ortada. Volvo’nun son dönemdeki tasarım çizgisine sadık kalan otomobil, XC60 ve XC90’nın biraz daha yumuşatılmış hali gibi…

İç mekana dair genel bir fotoğraf olmasa da detay fotoğrafları göz önüne aındığında, sade bir tasarım tercih edildiği göze çarpıyor. Krom detaylar içerideki ‘premium’ algısını yükseltmiş. İki farklı konsol deseni ile kırmızı döşemeler içeriye hareket katmış.

XC40’a dair ayrıntılı motor seçenekleri henüz açıklanmadı ama İsveç kökenli marka, bu modelde 1.5 litrelik 3 silindirli turbo benzinli motorunu bu araçta kullanacağını söyledi.

Modelin önümüzdeki yıl satışa sunulması bekleniyor.

Otomotiv Sanayii Derneği’nden (OSD) yapılan açıklamaya göre, 2017’nin ocak-ağustos aylarında bir önceki yılın aynı dönemine göre toplam otomotiv üretimiyüzde 19 artışla 1 milyon 90 bine yükseldi.

Traktör üretimi de eklendiğinde 1 milyon 123 bin 419’a çıkan otomotiv sanayisinin toplam üretimi, ocak-ağustos dönemleri içinde en yüksek seviyeye ulaştı.

Aynı dönemde yüzde 33 artarak 750 bin olarak gerçekleşen otomobil üretimi de 2007-2017 yıllarındaki en yüksek düzeyine erişti.

Ticari araç üretimi ise yüzde 4 azalarak 340 bin seviyesine geriledi. Üretim, hafif ticari araç grubunda da yüzde 4 azalırken, ağır ticari araç grubunda ise baz etkisiyle yüzde 6 arttı. Ağır ticari araç üretimi 2015 yılının ocak-ağustos dönemine göre ise yüzde 38 azaldı.

Bu dönemde üretim kamyonda yüzde 36, minibüste yüzde 33, büyük kamyonda yüzde 6, otobüste yüzde 5, traktörde yüzde 5 artarken, midibüste yüzde 13, kamyonette yüzde 7 azaldı.

Otomobil ihracatı yüzde 43 arttı

Ocak-Ağustos 2017’de geçen yılın aynı dönemine göre adet bazında toplam otomotiv ihracatı yüzde 26, otomobil ihracatı ise yüzde 42 artış kaydetti. Bu dönemde toplam ihracat 890 bin, otomobil ihracatı ise 625 bin adet düzeyinde gerçekleşti.

Aynı dönemde toplam otomotiv ihracatı dolar bazında yüzde 23 artışla 18 milyar 912 milyon dolar, avro bazında ise yüzde 25 yükselişle 7 milyar 186 milyon avro oldu. 

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından yapılan açıklamaya göre Türkiye’de motorlu araç üretimi Ağustos ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 azalarak 71,463 adet oldu.

Motorlu araç üretimi, Ocak – Ağustos döneminde yüzde 19 artış kaydetti.

BloombergHT

Tamamen elektrikle çalışacak şekilde tasarlanmış Aicon, tek bir şarjla 700-800 km menzile ulaşabiliyor. Ayrıca Audi’nin iç ve dış tasarım planlarından sinyaller veriyor. 

5.444 mm uzunluğu, 2.100 mm genişliği ve 1.506 mm yüksekliğiyle D segmentine yerleşen konsept model, A8’in aks uzunluğundan 240 mm daha uzun; 3,470 mm ölçüye sahip. Dış tasarımda geniş ön ve arka camlar ile konveks yan camlar yolcular için geniş bir alan sunuyor. Ön ve arka bölümde kesintisiz geniş yüzeylere odaklanılmış.

Audi e-tron Sportback konseptinde olduğu gibi, Aicon’ da da Audi’nin önümüzdeki nesil elektrikli otomobillerinin tipik bir özelliği olan ters altıgen tek çerçeveli ızgara bulunuyor.

Audi AI ile göz teması

Geleneksek far ve aydınlatma üniteleri Audi Aicon’da yerini yüzlerce üçgen piksel segmenti içeren tamamen dijital görüntüleme yüzeylerine bırakmış. Geniş yüzeyler ve 600’den fazla 3 boyutlu pikselle, çok yönlü grafik, animasyon ve herhangi bir renkte bilgi görselleştirmeye olanak tanıyan sistem sayesinde Audi Aicon sürüş durumuna ve hatta yolcularına da adapte olabiliyor. Audi Aicon’un solunda ve sağında yatay olarak yer alan ve göze benzeyen aydınlatma üniteleri, genişliyor, kısılıyor ve hatta yanından geçenleri takip edebiliyor. Bu sayede yayalar ve bisikletlileri tehlikeli durumlarla ilgili uyarmak amacıyla ekran yüzeylerinde animasyonlar kullanıyor.

Uzun hüzmeli farlar artık yok

Audi Aicon’dan uzun hüzmeli farlar kullanılmamış. Lazer ve radar algılama sistemiyle karanlıkta da görüş sağlayan Aicon güvenli şekilde yol alabiliyor, engelleri tespit edebiliyor.

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) tarafından Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) verileriyle hazırlanan “2017 Yılı Ağustos Ayı Avrupa Otomotiv Pazarı Değerlendirmesi” yayımlandı.

AB (28) ve EFTA ülkeleri toplamında otomobil pazarı 2017’nin ocak-ağustos aylarında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,4 büyüyerek 10 milyon 559 bin 543’e ulaştı.

Bu dönemde otomobil pazarı İrlanda’da yüzde 10, İngiltere’de yüzde 2,4, Finlandiya’da yüzde 0,1 daraldı. Satışlarını en çok artıran ilk 3 pazar ise Hırvatistan (yüzde 22), Litvanya (yüzde 19,8) ve Macaristan (yüzde 19,3) oldu.